Ara
  • Yusuf Gül

Farkında Olmadan Çocuklarımıza Öğrettiklerimiz

#Özeleğitim #otizm #öğrenmegüçlüğü #disleksi #downsendromu

Herkese merhaba ben Yusuf Gül. Bugün sizlerle farkında olmadan çocuklarımıza öğrettiğimiz beceriler hakkında konuşacağız.

Çocuklar ilk gelişim yılllarında genellikle taklit yoluyla öğrenmeye başlar. Daha sonraki yıllarda alıcı dil ve ifade edici dil becerilerinin gelişmesiyle birlikte öğrenme potansiyelleri farklılaşır. Taklit ederek öğrenen çocuklar ilk etapta anne ve babalarını model alırlar. Etraflarında sık sık gördükleri bireyler anne ve babalarıdır. Bu nedenle aile içindeki iletişim tercihleriniz, davranışlarınız çocuklar tarafından zamanla öğrenilecektir. Tam bu noktada örnek ebeveynler olmak önemli hale gelir.

Alıcı dil becerilerinin gelişmesi ile birlikte çocuklarınız sizin konuşmalarınıza, mimiklerinize dikkat kesilmeye başlar. Gülmeyi, sinirlenmeyi ve bu duyguların yüze yansıyan halleri ilgi çekici hale gelir.

Aileler olarak çocuklarımıza farkında olmadan öğrettiğimiz becerilerden birisi yalan söylemek ve aldatmaktır. Çoğu zaman çocuklarınızın istekleri karşısında yalan söylemek zorunda kalırız. Bize göre çok önemli bir durum olmasa da çocuklar bilişsel becerilerinin gelişmesiyle birlikte bu durumun farkında olurlar. Örnek verecek olursak istenmeyen bir davranış ortaya çıktığında eve gidince yaparız, uslu çocuk olursan parka gideriz gibi cümleler çoğu aile tarafından kullanılır. Bu noktada çocuğa vadettiğiniz etkinlik çocuğun o anda davranışının son bulmasına neden olur. Bu ilk etapta problemin çözüldüğünü gösterir ama önemli olan nokta çocuğa vadettiğiniz etkinliği gerçekleştirmektir. Eve gittiğinizde çocuğunuz beklenti içerisinde olacaktır. Çoğu aileler ise verilen sözleri tutmaz. Çocuğun beklentisi boşa çıkar. Bu durum eğer bir kaç kez tekrarlanırsa artık çocuğunuza ilerleyen yıllar için yalan söyleme becerisinin temellerini atmış olursunuz. O nedenle çocuğunuza söylediğiniz her kelimenin arkasında durmalısınız. Eğer eve gidersek parka gideceğiz derseniz çocuğunuzu parka götürmelisiniz.

Bir diğer beceri ise kızmak. Özellikle 2 yaşından sonra çocuklarda kızgınlık durumu bağırmak ile ortaya çıkar. Buna çoğu zaman nesneleri fırlatmakta eşlik eder. Bu durumda aileden öğrenilir. Anne ve baba arasında ortaya çıkan kavgaları çocuklar görmese de sesleri duyarlar. Jest ve mimiklerinizden neye kızdığınızı ve sinirlendiğinizi anlarlar. Bir süre sonra bu durumu taklit etmeye başlarlar. Davranış sonucuna göre ise devam ettirirler. İstemedikleri hizmetlere karşı da bu durumu kullanmaya başlayabilirler.

Çocukların temel becerilerinin bir çoğu 1-3 yaş aralığında kazanılır. Bu yaşlarda ailenin tutum ve davranışları çocuklar üzerinde belirgin bir etkiye sahip olur. Bu nedenle özellikle bu yaş diliminde çocuğu bulunan ailelerimizin bu duruma dikkat etmesi gerekir. Kızmak hayatın akışında her zaman bulunacak bir durumdur. Yalan söylemek ve aldatmak ise tercih meselesidir. Çocuklarımızı geleceğe hazırlarken onların hayatında çok büyük izler bıraktığımızı unutmadan hayatımıza devam etmeliyiz.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. Hoşçakalın...

11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör